Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Adil Maviş
#1
Çift Terapisi ile ilgili uygulamalarıyla ön plana çıkan Adil Maviş ile bir röportaj;

Adil Maviş kimdir?

"Ainesi iştir kişinin" diye bir söz var. Tabi her işte de söz sahibi olmanın bir yolculuğu var. ODTÜ' de İngilizce öğretmenliği, İsviçre St Clements Üniversitesinde Psikoloji, İstanbul Üniversitesinde Sosyal Hizmetler bölümü (halen okuyorum) okudum. 30 yılı aşkın süredir Adil Maviş Gelişim Akademisinde kendi danışmanlık ve organizasyonlarımı yapan kurumda hizmet veriyorum. Kişisel gelişim, öğrenme ve psikoloji üzerine yayınlanmış 12 kitabım 300'den fazla makalem var. İstanbul merkez, Ankara, Adana, Antalya illerinde çiftlere ve bireysel hizmet almak isteyen bireylere danışmanlık (koçluk) hizmeti veriyorum. 52 yaşında evli ve iki çocuklu bir babayım.

İnsan kendi terapisti olamaz mı? Anlaşmak için mutlaka birini mi araya sokmak gerekir?
Kendi terapistiniz olabilmek için ilk önce terapist bakışını yakalamanız lazım. Ancak bu da yeterli değil eğer kendinize terapistlik yapacaksanız bildiklerinizi kendi kendinize uygulamanız çoğu zaman işe yaramaz.

Nasıl yani "terzi kendi söküğünü dikemez" gibi mi?

Hayır. "Terzinin dikkati o kadar çok dikeceği şeye yoğunlaşmıştır ki bu kendi söküğünü göremez hale gelebilir" olarak yorumlanabilir. Yani aile terapisti'nin bildiği şeyi kendi ailesinde uygulaması daha zordur. Bir doktor hastalandığında başka bir doktorun tedavi etmesi, bir hukukçunun ağır cezada sanık duruma düşmesi halinde bir avukata ihtiyaç duyması gibi düşünün.

Siz terapist misiniz satıcı mı? Müşteri kelimesini kullandınız az önce değil mi?

Hayat bir alış veriş yaşamın bazen satış tarafında bazen de alış tarafında bulunursunuz. Sonuçta alışverişin bulunduğu her zeminde "Müşteri" sözcüğü kullanılabilir. Bu alanda biz hasta kelimesini kullanmayız. Doktor değiliz kişiye sağlığı bozulmuş gözüyle bakmıyoruz belki çift terapisti, ilişki koçu, aile danışmanı veya evlilik danışmanlığı olarak da isimlendirebiliriz.

En çok hangi sorunlarda bir çift terapistine ihtiyaç duyulur?

İlişki içinde olan tarafların tüm iyi niyetli çabalarına rağmen birlikte yaşaması zorlaştıysa, durumlarını değerlendirecek bir "çift terapisti"ne ihtiyaç duyuyorlar. Birbirlerinin sınırlarını zorlamaları ancak her ne yapıyorlarsa yaptıkları şeyden vazgeçmemeleri ilişkiyi zora sokuyor. Bunların başında çiftlerin birbirlerinin ebeveynleri olan ilişkileri, sorumsuzluk, madde bağımlılığı, ekonomik sorunlar, aldatma/aldatılma, birbirlerine kaliteli zaman ayıramamak, çocuk sonrası cinsel hayatlarının olumsuz etkilenmesi veya birbirlerinin beklentilere uyum gösterememesi diye özetleyebiliriz.

Ciddi ciddi boşanmaya karar vermiş olanlar da geliyor mu?

Elbette, önce ayrı yaşamaya başlıyorlar büyüklerin veya çocukların baskısıyla son bir kez de çift terapisini denemek istiyorlar. Aslında daha müracaat etmeden karar verdikleri halde bir tür kararlarını tescil ettirmeye onaylatmaya geliyorlar. Onlara birlikteliğinin devamı veya son verilmesi halinde yeni durumun artı ve eksilerine dikkat çekiyorum. Gerçekten kafalarına koymuşlarsa zaten vazgeçirmek gibi bir yaklaşımımız yok. Ancak biri istiyor diğeri istemiyorsa istemeyenin bunu kabullenip kendini boşanmaya hazırlaması zor olabiliyor.

Aslında her ailenin hayatlarının kritik dönemlerinde bir çift terapisine ihtiyacı var gibi geliyor değil mi?

Evet üstelik bu çatışmanın açığa çıkması devreye aile büyükleri, dost ve arkadaşların girerek çözmeye çalışması durumu içinden daha da çıkılmaz hale getirebiliyor. Buna rağmen yolunda gitmeyen ilişkilerini gözden geçirmek için profesyonel bile olsa üçüncü bir kişinin iç işlerine almak istemiyorlar. Belki de kendilerine iyi gelebilecek bir çift terapisti bulacaklarına inanmıyorlar.

Çift terapisti arayan çiftler Adil Maviş'i nasıl buluyorlar?

Siz nasıl buldunuz? İnsan bir konudaki bilinirliliği arttıkça bulunmama ihtimali azalıyor. İnternet, google ve sosyal medyanın gücü diyelim. Ama en çok da benden hizmet almış olan memnun müşteriler aracılığı ile bulunuyor.

İşbirliğine kadınlar mı daha yatkın erkekler mi?

Çiftlere ilk sorduğum sorulardan biridir; "Yardım almaya nasıl karar verdiniz?", "İlk kim teklif etti?" "diğerinin tepkisi nasıl oldu?" Genellikle ilk teklif eden kadın oluyor. Erkekler başta gönülsüz oluyor ancak ilk görüşmeden sonra onlarda istekli geliyorlar. Erkeklerin tabiatı böyle durumlarda daha dirençli kadınlar daha işbirlikçi oluyor. Geçen bir bayan sevgilisi ile birlikte gelmek üzere randevusunu aldı. Bekleme sırasında erkek "Benim ne işim var burada ya" diye görüşme sırası gelmeden çekip gitti. Kadın da özür dileyerek randevusunu iptal etmek zorunda kaldı.

Bilinçli çalışmanın yeterli olmadığını kişilerin bilinçaltı ile çalışılmasının ve senkronize edilmesi gerektiğini savunuyorsunuz bu bu nasıl oluyor?

Bilinçaltımız kimi modellediyse onun hayatını yaşıyor ve bunu çoğunlukla bilinçsizce yaşıyor. Çiftler bilinç düzeyinde anlaşmış olsalar bile bilinçaltı düzeyde farklı modellerin etkisi altında olduğunu çatışmaları yaşadıkça anlıyorlar. Kendi benliklerini bırakıp biz kimliğini oturtmak her iki bireyi de zorluyor. Alışkanlıklar ve özgürlükler kolay bırakılamıyor. Çiftler bunun bir takım çalışması olduğunun bilinciyle çift terapisti ile ilişki sözleşmelerini yeniden tanımlamaları gerekiyor. İyi bir takım olabilmek için herkes "Ben"den vazgeçmese bile "Bencillikten" vazgeçmesini öğrenmesi gerekiyor.
  


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi